Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi

Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi, Evlilik Terapisi, Çift Terapisi, Evlilik Psikoloğu, Çift Psikoloğu, Evlilik Terapisti, Çift Terapisti, İlişki Sorunları, Psikolog, Boşanma, Evlilik Sorunları

Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi: Bir Göç Hikayesi

Bu inceleme yazısı, 1923 yılında Türkiye’deki Rumları ve Yunanistan’daki Türkleri etkileyen, Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi ile din esasına göre ülkelerin yurttaşlarını göçe tabi tutması sonucu, Yunanistan’a bağlı Girit Adası’ndan Türkiye’de Ege Bölgesi’ne gelen bir ailenin yaşananlardan ne şekilde etkilendiğini üçüncü kuşaktan Ozan karakteri üzerinden anlatan Dedemin İnsanları filmini, aile terapisi teoriğini oluşturan yaklaşımlar üzerinden incelemektedir.

Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi
Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi

Dedemin İnsanları
Dedemin İnsanları filmi, yaşanmış bir hikayeye ve yaşamış insanlara dayanmaktadır. Film, esas olarak, Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesinde Yunanistan’daki Girit Adası’ndan Türkiye’deki Ege Bölgesi’ne taşınan bir ailenin yaşantısını, ailenin üç kuşağını ele alarak sunmaktadır. Girit’ten Ege’ye göç esnasında çocuk olan (dede) Mehmet’in yaşadıklarının, torununa dek ailesine nasıl yansıdığını torun Ozan’ın ağzından dinleriz. Filmin ana karakteri Ozan, 20’li yaşlardaki gözünden küçüklüğündeki anılardaki dedesini, nenesini, annesini, babasını ve yaşadığı yerdeki diğer insanları anlatmaktadır. Ozan, dedesini ve dedesinin insanlarını anlatmaktadır.

Filmde göç, göçmen olmak, benzerlik, farklılık, ötekilik, ayrılık, kopuş, değişim, bekleyiş, gelenekler, ölüm, kayıp, intihar, yas; Türk topraklarında yabancı olarak karşılanan Türk uyruklu Girit göçmenlerinin deneyimleri üzerinden anlatılmaktadır. Ne orada ne burada olabilen göçmenler yakanın her iki tarafında da kabul görme, kabul görmeme, tutunma, tutunamama arasında gidip gelmektedirler. Ozan; bu kopuşu, ayrılmayı ve özlemi etkileyici bir cümle ile anlatır: “O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gitmişlerdi.”

Dedemin İnsanları ve Aile
Dedemin İnsanları filmi, esas olarak Ozan’ın ailesinin yaşantılarını paylaşmaktadır. Ozan’ın çekirdek ailesi; annesi, babası, kızkardeşi ve Ozan’dan oluşmaktadır. Kız kardeşi Nihal kendisinden beş-altı yaş küçüktür. Ozan’ın annesi, terzilikle uğraşmaktadır, babası ise belediye başkanıdır. Ozan’ın dedesi Mehmet Yavaş tanınan, saygı duyulan bir esnaftır, tuhafiye dükkanı vardır. Dede ailesi birlikte 1923’te Girit’ten Ege’ye göçmüştür. Dedenin iki erkek kardeşi vardır. Küçük erkek kardeşini, kardeşi henüz bebekken göç koşulları nedeniyle kaybetmişlerdir. Göç; evin, işin, eşyaların, fotoğrafların, komşuların, sağlığın ve aile bireylerinin kaybına neden olmuştur. Ozan; travmatik bir göç yaşamış, kuşaklararası büyük kayıpları aktarmış bir ailenin içine doğmuştur.

Ozan; öfkeli ve yaramaz bir çocuk olmuştur. Dedesi ile ‘Yunan gavuru’ denilerek dalga geçilmesine tahammül edememekte, dedesine Yunan adetlerini sürdürdüğü için öfke duymakta, bir yandan da dedesinin başarılarına, insanlar üzerindeki etkililiğine ve tanınırlığına hayranlık beslemektedir. Ozan, ailesinin göçmen kimliği ve arkadaşları arasında kabul gören yerli Türk kimliği arasında ikilemde kalmıştır. Akranları tarafından kabul görme isteğiyle kendi insanlarına ve ailesine karşı asi bir duruş geliştirmiştir.

Ozan’ın ailesi; becerikli, etkili, tanınan, sevilen bir ailedir. Göç etmiş olan diğer ailelerle yakın bir bağ kurmuşlardır. Büyük bir aile gibi olmuşlardır. Göçmenlerin karşılaştığı zorluklar eski yaşantılarla son bulmayacaktır. Hükümetin baskısından etkilenen ailenin yaşadıklarına, itibar kaybına tahammül edemeyen dedenin intihar etmesi eklenecektir. Dedenin intiharı, dedenin eksikliği; aile üzerinde bir derin yara daha bırakacak, gülmek artık eskisi kadar kolay olmayacaktır.

Ozan’ın annesi ve babası, kendi ayakları üzerinde durabilen, çoğunlukla güçlü ve sevgi bağı ile bağlı insanlardır. Yaşananlar, onların da güçlerini sınayacak ve tahammüllerini zorlayacaktır.
Zaman, Ozan’ı; öfkeli, asi, kafası karışık küçük bir çocuktan, güçlü, ne istediğini bilen, cesur, yüzleşmeye hazır bir genç erişkin olmaya doğru götürecektir.

Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi-
Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi-

Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi

Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi, Evlilik Terapisi, Çift Terapisi, Evlilik Psikoloğu, Çift Psikoloğu, Evlilik Terapisti, Çift Terapisti, İlişki Sorunları, Psikolog, Boşanma, Evlilik Sorunları, Evlilik Danışmanı

Teorik Bir Çerçeve

Aileyi Anlamak
Ailede ve aile bireyleri özelindeki yaşantıları anlamlandırmak, değerlendirmek ve üzerine çalışmak için farklı ekoller farklı bakış açılarını benimserler. Örneğin sistemik aile terapisi ekolü; aileyi, bireyleri ayrı ayrı ele almaktan ziyade ailenin fertlerini aile sistemi içinde incelemenin anlamlı olduğunu savunur (Steinglass, 1984). Dedemin İnsanları filmini değerlendirirken, ailedeki çoğu bireyin öyküsüne hakim olduğumuz için, karakterleri aile sistemi içinde incelemek mümkün olabilecektir. Film; bireyi, kopuk ve tekil olarak değil, ailesiyle bir bütün içinde sunmuştur.

Bir Kontrol Sistemi Olarak Aile. Ailenin bireyler üzerinde bazı işlevleri vardır. Bunlardan biri de kontroldür. Ailedeki kontrol sistemi, ailenin kurallarını ve sınırlarını belirlemesine yardımcı olur. Ailede mümkün olanın sınırları vardır. Sınırlar ve kontrol mekanizması aileyi dağılmaktan korur (Steinglass, 1984). Örneğin Ozan’ın küçükken yaptığı yaramazlıklar, göçmen mahallelere gidip arkadaşlarıyla evlerin camlarını kırma saldırganlığı, dedesinin tuhafiye dükkanına çırak olarak başlayan Tahsin’i kötü gösterme denemeleri ve ailenin değerlerine ters düşen diğer durumlar; cezalandırma, yargılama veya yapıcı konuşma gibi yöntemlerle kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır. Bir başka örnek; Ozan’ın babasının işini iyi bir şekilde ailenin değerlerine uygun bir şekilde sürdürürken ya da ailenin değerlerine uygun onurlu ve gururlu bir şekilde işinden ayrılırken ailede kabul görmesi ancak ailenin çerçevesine ters düşecek şekilde içkiyi fazla kaçırması ve eve geç gelmesi durumunda yadırganması ve kabul görmemesidir. Suçluluk hissi yaratan olumsuz geri bildirimler ailenin kurallarını sürdürmesinin bir yoludur (Nichols, 2013).

Ailenin Sistemik Büyümesi. Çok katı sınırlar, ailenin izole olmasına neden olurken, çok geniş sınırlar ise ailenin dağılarak kopmasına neden olacaktır (Steinglass, 1984). Ozan’ın ailesindeki sınırlar, çok katı olmamasıyla ailenin diğer bireylerle etkileşim kurmasına izin verir. Her akşam, mahalledeki birkaç komşuyla bir araya gelinerek yenilip içilmekte, ailenin dışarıyla iletişimi güçlenmektedir. Annesi, küçük Ozan’ı denize tek başına ancak plajdaki kişilerin gözetiminde göndererek Ozan’ın diğer insanlarla etkileşimini artırmasına yardımcı olmakta ve saat sınırı koyarak da Ozan’ın dağılmasını engellemektedir. Sınırların dengesi aile için önemlidir.

Ailenin Yaşam Döngüsü. Bireylerin yaşamlarında önemli dönüm noktaları olduğu gibi ailelerin yaşamlarında da dönüm noktaları vardır. Aile sistemindeki bir bireye dair değişim ve dönüşüm bütün aileyi etkileyecektir ve bu durum aile için bir dönüm noktasını oluşturacaktır. Değişim dönemleri atlatıldığında ardından genellikle durağanlık ve istikrar dönemi gelir. Değişim dönemleri ile karşılaşıldığında, bunu karşılayabilmek için aile, kendi sistemini yeniden organize etmelidir (Nichols, 2013). Dedemin İnsanları filmi, anılarla şekillenmekle beraber, şimdiki zamanında Ozan, aileden ayrılmakta ve kendi farkını ortaya koymakta olan genç bir erişkindir. Genç erişkinin evden ayrılması, filmdeki gibi bir gezi için bile olsa, kendi duygusal ve maddi sorumluluğunu kabul etmesidir. Ozan, artık kendi ilişkilerini geliştirecek ve öz saygısını kazanacaktır. Ozan, filmde, ailesinin tutumundan ayrılarak Girit’e yeniden giden ilk aile bireyi olduğunu açıkça dile getirir.

Kendiliğin Farklılaşması. Bu kavram, Bowen aile terapisi ekolünde ele alınmaktadır: Ailedeki bir bireyin diğer aile üyelerinden ne kadar farklılaştığına işaret eder. Farklılaşma ne kadar fazlaysa, kopma ya da tamamen vazgeçme gibi radikal uzaklaşmalara gerek kalmaz. Bu tarz radikal uzaklaşmalar yalancı bir bağımsızlığa işaret ederler. Gerçek bir bağımsızlık, aileye bağın sürdüğü ancak farklılaşmadan dolayı bireyleşmenin mümkün olduğu bir durumda gerçekleşebilir; ancak bazen aile yapısı bu farklılaşmaya izin vermeyecek niteliktedir. Örneğin ailedeki bir sorun, bir kalıp ya da başka bir aile bireyinin özellikleri; çocuklardan biri üzerinde tanımlanabilir. Böyle olduğu takdirde bu çocuğun farklılaşması mümkün olmayacaktır (Kolbert, Crtohers & Field, 2013).

Ozan, ailesinin köklerinin ayrıldığı topraklara geri dönerek hem ailesinin bir parçası olarak hareket etmekte hem de ailenin diğer üyelerinden kuşaklar sonra geri dönmeye cesaret eden ilk ve tek aile bireyi olarak ayrışmaktadır. Bir yandan duygusal temasını sürdürürken bir yandan farklılığını ortaya koymaktadır.

İçe Alma. İçe alma kavramı, psikanalitik teoride, büyümemizde etkili olan bir kimsenin bir özelliğiyle bizim bir parçamız haline gelmesini tanımlar (Nichols, 2013). Ozan, göçmen dedesinin Girit topraklarından getirdiği gelenekleri, anıları ve özlemleri benimseyerek dedesinin Girit’te küçükken yaşamış olduğu eve kendi özlemlerini, arzularını ve anılarını götürür. Dedesinin yaşamı boyunca vazgeçemediği bir alışkanlığı olan şişenin içine karşıdaki topraklara, Girit’e ulaşması için Ege’den bir not yazıp denize atması gibi Ozan da Girit’te gittiği yerden bir not yazıp şişenin içine koyarak hem Ege’ye hem de denizde kaybettiği dedesine gönderir.

Bölme. Bölme mekanizması, psikanalitik teoride bir kişiyi, olayı, durumu bütünüyle algılayamama halini, iyi ve kötü yanlarını bölerek sadece birinin görünür hale gelmesini ifade eder. Ozan küçükken, dedesini, tıpkı Yunanistan göçmeni olmayan Egelilerin etiketlediği gibi bir yanıyla ‘Yunan gavuru’ öbür yanıyla da Girit’te etiketlendiği gibi ‘Türk tohumu’ olarak etiketlemektedir. Yunan gavuru dede; alay edilen, dışlanan, küçümsenen, bir öteki olan Dede’ye işaret eder; Türk tohumu dede, Ozan için, kabul edilmenin, hayranlığın, popülerliğin, ağırlığın, ait olmanın bir göstergesidir. İki ayrı dedesini, yani dedesinin iki yönünü, zihninde bir araya getirmekte, bir bütün olarak algılamakta zorlanan küçük Ozan, gelişim yıllarını dedesine ve ailesine karşı duyduğu çelişik, çapraşık, karmaşık duygular içerisinde sürdürür. Öteki olmanın, aşağılanmanın ve ittirilmenin kızgınlığı ve kırgınlığı ile ait olmanın, kabul edilmenin, sevgi ve saygı görmenin neşesi ve coşkusu arasında kalır.

İlgili Diğer Yazılar

Evlilik Terapisi Yöntemleri ve İlişki Sorunları

Aile ve Çift Terapisi ve ilişki Danışmanlığı

Psikanaliz ve Film Analizi Üzerine

itiraf: Film Analizi

Öznelliklerarası Psikanaliz Yaklaşımı

Boşanma ve Ayrılık ve Psikolojik Etkileri

Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi, Evlilik Terapisi Yöntemleri ve İlişki Sorunları, Evlilik Terapisi, Çift Terapisi, Evlilik Psikoloğu, Çift Psikoloğu, Evlilik Terapisti, Çift Terapisti, İlişki Sorunları, Psikolog, Boşanma, Evlilik Sorunları, Evlilik Danışmanı