TAKSİM Şube 
 MODA / Kadıköy Şube  Tel: 0 (212) 245 11 46 
Aptallık Saflık Naiflik ve Psikolojik Kökenleri

Aptallık Saflık Naiflik ve Psikolojik Kökenleri

Freud, aptallığı utanca karşı bir savunma olarak düşünür.  Özellikle çocuksu saflığı veya naifliği en iyi betimleyen histeri, bu konu açısından merkezi bir yer işgal eder çünkü bu ruhsal durumda,  aptallığın ruhsal bir savunma olarak kullanıldığı bir hastalıktan muzdarip bir kişi mevcuttur. Saflık, bu kişilik örgütlenmesinde bastırmayla ve inkarla kendini gösterir. Histerikler, bilinç veya bilinçdışı düzeyde ortaya çıkan ve kendilerini rahatsız eden ruhsal kişisel çatışmalarını ve içsel hakikatlerini ruhsal ve bilişsel olarak kavramamak adına, kendi  davranışsal, bilişsel ve duygusal yetenek ve kapasitelerini bastırırlar veya kelimenin gerçek anlamıyla adeta kendilerini aptallaştırırlar.
Film Analizi Zelig Mockumentary

Film Analizi Zelig Mockumentary

Kısaca bu şekilde özetlenebilecek, 1983 yapımı Woody Allen filmi Zelig, türünün harika bir örneği, bir mockumentary film: yani sahte belgesel. Elbette Zelig adında biri hiç yok ve bu yazılanların hepsi de tamamen bir Woody Allen yaratıcılığı ve kurgusundan ibaret. Mockumentary, hiç olmayan bir olayı, bir kişiyi ya da bir dönemi, tamamen kurmaca mantığıyla fakat teknik olarak belgesel anlayışıyla anlatan bir film türü. Zelig’de türe dair teknik, çok titiz uygulanıyor ve böyle olunca da izleyici “bu adam galiba gerçekten yaşamış” hissine kapılıyor. Hızlandırılmış siyah beyaz resimler, kostümler, gazete küpürleri, basın açıklamaları ve o dönemi anlatan “günümüz” röportajları son derece gerçekçi.
Psikanalitik Denemeler Türkiye'de Psikanaliz Yazarları-

Psikanalitik Denemeler: Türkiye’de Psikanaliz Yazarları

Psikanalist Türkay Demir’in ‘Ruhsallığın Merkezine Seyahat’i ‘psikanalitik denemeler’ olarak adlandırdığı çeşitli denemelerini içermekte. Psikanalitik tarzdaki denemeleri aşk, duygulanım, rüyalar, bilinçdışı, iç ve dış dünya, şüphe, belirsizlik, utanç, suçluluk, düş ve gerçeklik gibi konular hakkında. Kimi denemeleri iki kavramın karşılaştırılması üzerine, ‘utanç temelli toplumlar’ ve ‘suçluluk temelli toplumlar’ gibi, kimi denemeleri ise tek bir durumun detaylı incelemesi, ‘çocuklarda düş görme’ gibi.
Kitap Degerlendirmesi Ailesi içinde Bebeği Gözlemlemek

Kitap Değerlendirmesi Ailesi içinde Bebeği Gözlemlemek

Anne ve bebek arasında çok özel ikili bir ilişki, ikili bir alan vardır. Bebek doğduğunda rahmin içinden farklı olarak birçok farklı uyaranla dolu, zengin, şaşırtıcı ve belki bir o kadar da korkutucu bir dünyaya gelir. Görsel imgeler, sesler, kokular, fiziksel, duyusal ve duygusal temas… Bu dünyayı, duyuları ve deneyimleri algılayabilmek, metabolize edebilmek ve sindirebilmek için annenin bebekle kurduğu ilişki oldukça önemlidir. Anne bebeği hayatta tutabilecek midir, hayata hazırlayabilecek midir? Bebeğin ihtiyaç duyduğu taşıyıcılığı ve kapsayıcılığı sunabilecek midir? Bu sorular hem yenidoğan hem de anne için içi kaygı, korku ve gerçekleştirildiklerinde de coşkuyla karşılanabilecek sorulardır.
Şiir Analizi: Yılkı

Şiir Analizi: Yılkı

Yılkı… O yabanıl, başıboş at… O şımarık, parıltılı çocukluk… Yılkı atlarının bazıları dönermiş baharda; tekrar tekrar döndü Cansever’e de atı ve böylece yeniden, yeniden, yeniden, durmaksızın yaratabildi. Söylediği gibi; ne kadar kışları bırakmak zorunda kalsa da yılkı onun atıydı her zaman!

Çocukluğun Gamsızlığı Nerede?

Çocuklar en çok ihtiyaç duydukları şeyden, çocukluğun gamsızlığından mahrum edilerek yetiştirildiklerinde karşımıza kendisi gibi olamayan, özüne yabancılamış yetişkinler çıkıyor. Bu nasıl oluyor derseniz bakmamız gereken yer, ebeveynler olarak, kendi çocukluğumuz oluyor elbette.
itiraf Film Analizi

itiraf Film Analizi

Bu çiftte güç dengesi sürekli değişmektedir. Bazen kadın çok güçlü ve bu güç karşısında adam ezik durumunda iken bazen de tam tersi konumlar yaşanır. Kadın, yaşadığı suçluluk duyguları karşısında sürekli sessiz kalmayı tercih eder, sessiz kalarak hem karşı tarafı hem de kendini cezalandırır, bir yandan adamı kışkırtarak şiddetin dozunu artırmasına neden olur diğer taraftan adama pasif şiddet uygular.
Psikoloji Psikanaliz ve Film Analizi ve Değerlendirmesi

Psikoloji Psikanaliz ve Film Analizi ve Değerlendirmesi

Filmler, psikanalitik okumada bir ‘rüya’ gibi değerlendirilebilir. Filmler de, rüyalar gibi, bilinçdışı arzuların, bastırılmış olanın başka bir şekilde ifade bulmasıyla, sembolleştirmeyle, yer değiştirmeyle, zaman ve mekanda çarpıtmalarla ortaya çıkmasıdır.
Dedemin İnsanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından İncelenmesi

Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi

Filmde göç, göçmen olmak, benzerlik, farklılık, ötekilik, ayrılık, kopuş, değişim, bekleyiş, gelenekler, ölüm, kayıp, intihar, yas; Türk topraklarında yabancı olarak karşılanan Türk uyruklu Girit göçmenlerinin deneyimleri üzerinden anlatılmaktadır. Ne orada ne burada olabilen göçmenler yakanın her iki tarafında da kabul görme, kabul görmeme, tutunma, tutunamama arasında gidip gelmektedirler.
Hiçkimsenin Sınırında: Ithaka Yeniden!

Hiçkimsenin Sınırında: Ithaka Yeniden!

Bellek, en iyi biçimde tarihin yeniden kurulması değildir. Geçmişte gerçekleştirilen tüm etkinliklerin bilgisi, ancak onların bıraktığı izlerden yola çıkarak edinilebilir. İzlere bakınca bizi götürdüğü yer bir ara bölge; gölge oluyor sanki. Gölgemiz; insan soyuna dair tüm öykülerin başladığı bir yer gibi, boşlukta asılı duran ve sahibinin temasına ihtiyaç duyan muhtaç bir başlangıç hareketi gibi, kanayan ve/veya kabuk bağlayan y-aralarımızın kendimize dair ne varsa bizi sürüklediği bir karanlıktan ışığa ulaşma pratiğidir belki de! 

“ İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama kendi keyiflerine göre, kendi seçtikleri koşullar içinde yapmazlar, doğrudan veri olan ve geçmişten kalan koşullar içinde yaparlar. Bütün ölmüş kuşakların geleneği, büyük bir ağırlıkla, yaşayanların beyinleri üzerine çöker. Ve onlar kendilerini ve şeyleri, bir başka biçime dönüştürmekle, tamamıyla yepyeni bir şey yaratmakla uğraşır göründüklerinde bile, özellikle bu… bunalım çağlarında, korku ile geçmişteki ruhları kafalarında canlandırırlar…”

Yeni Yazılar