TAKSİM Şube 
 MODA / Kadıköy Şube  Tel: 0 (212) 245 11 46 
Kitap Degerlendirmesi Ailesi içinde Bebeği Gözlemlemek

Kitap Değerlendirmesi Ailesi içinde Bebeği Gözlemlemek

Anne ve bebek arasında çok özel ikili bir ilişki, ikili bir alan vardır. Bebek doğduğunda rahmin içinden farklı olarak birçok farklı uyaranla dolu, zengin, şaşırtıcı ve belki bir o kadar da korkutucu bir dünyaya gelir. Görsel imgeler, sesler, kokular, fiziksel, duyusal ve duygusal temas… Bu dünyayı, duyuları ve deneyimleri algılayabilmek, metabolize edebilmek ve sindirebilmek için annenin bebekle kurduğu ilişki oldukça önemlidir. Anne bebeği hayatta tutabilecek midir, hayata hazırlayabilecek midir? Bebeğin ihtiyaç duyduğu taşıyıcılığı ve kapsayıcılığı sunabilecek midir? Bu sorular hem yenidoğan hem de anne için içi kaygı, korku ve gerçekleştirildiklerinde de coşkuyla karşılanabilecek sorulardır.
Aptallık Saflık Naiflik ve Psikolojik Kökenleri

Aptallık Saflık Naiflik ve Psikolojik Kökenleri

Freud, aptallığı utanca karşı bir savunma olarak düşünür.  Özellikle çocuksu saflığı veya naifliği en iyi betimleyen histeri, bu konu açısından merkezi bir yer işgal eder çünkü bu ruhsal durumda,  aptallığın ruhsal bir savunma olarak kullanıldığı bir hastalıktan muzdarip bir kişi mevcuttur. Saflık, bu kişilik örgütlenmesinde bastırmayla ve inkarla kendini gösterir. Histerikler, bilinç veya bilinçdışı düzeyde ortaya çıkan ve kendilerini rahatsız eden ruhsal kişisel çatışmalarını ve içsel hakikatlerini ruhsal ve bilişsel olarak kavramamak adına, kendi  davranışsal, bilişsel ve duygusal yetenek ve kapasitelerini bastırırlar veya kelimenin gerçek anlamıyla adeta kendilerini aptallaştırırlar.

İstemli Yalan ile Sahtelik arasındaki Surrealist Survivor ve Sinema Cambazı: Federico Fellini

Sınır tanımayan bir gösteri mekanı olarak ‘sirk yaşantısı’ Fellini sinemasının daha çocukluk döneminden arta kalan düş bakiyesi gibidir. ‘Sirk yaşantı’ sistemin kapalı biçimde geliştirildiği filmlerinde görsel düzeyi Fellini net, şeffaf ve açık bir formda bırakmıştır. Bu anlamda da görsel bir şölen olarak ‘Sirk gösterisinde’; temel anlam dizgelerini oluşturan ikili karşıtlıklar, gösteren/gösterilen ilişkisi ve farklılıklar yerini birbiri içine geçmeye ve Baudrillard’ın fizikten aldığı terimle ifade edilirse içe çökmeye (implosion) bırakmıştır.
Hiçkimsenin Sınırında: Ithaka Yeniden!

Hiçkimsenin Sınırında: Ithaka Yeniden!

Bellek, en iyi biçimde tarihin yeniden kurulması değildir. Geçmişte gerçekleştirilen tüm etkinliklerin bilgisi, ancak onların bıraktığı izlerden yola çıkarak edinilebilir. İzlere bakınca bizi götürdüğü yer bir ara bölge; gölge oluyor sanki. Gölgemiz; insan soyuna dair tüm öykülerin başladığı bir yer gibi, boşlukta asılı duran ve sahibinin temasına ihtiyaç duyan muhtaç bir başlangıç hareketi gibi, kanayan ve/veya kabuk bağlayan y-aralarımızın kendimize dair ne varsa bizi sürüklediği bir karanlıktan ışığa ulaşma pratiğidir belki de! 

“ İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama kendi keyiflerine göre, kendi seçtikleri koşullar içinde yapmazlar, doğrudan veri olan ve geçmişten kalan koşullar içinde yaparlar. Bütün ölmüş kuşakların geleneği, büyük bir ağırlıkla, yaşayanların beyinleri üzerine çöker. Ve onlar kendilerini ve şeyleri, bir başka biçime dönüştürmekle, tamamıyla yepyeni bir şey yaratmakla uğraşır göründüklerinde bile, özellikle bu… bunalım çağlarında, korku ile geçmişteki ruhları kafalarında canlandırırlar…”
Freud ve Psikanalitik Teknik Üzerine Makaleler-

Freud ve Psikanalitik Teknik Üzerine Makaleler

Freud’un 1904 ve 1919 yılları arasında ele aldığı makaleler, Freud’un teknik üzerine makaleleri olarak geçer. Teknik, psikanalitik çalışmanın temellerini oluşturan tekniktir. Teknik üzerine makaleler genel olarak psikanalistin rolü, aktarım, aktarım aşkı, iyileşmenin dinamikleri, tekrarların hatırlama yönünden anlamı ve derinlemesine çalışma hakkındadır. Bunların dışında Freud’un 1937 yılında yazdığı Biten Analiz, Bitmeyen Analiz makalesi de teknik ile ilgilidir.
Kendilikten Kaçış--

Kendilikten Kaçış

Hastanın çocuksu yıkıcı düşlemleri, oğlunun intiharının ardından, arzularının gerçeğe dönüşmesi şeklinde deneyimlenecek, geçmişteki annesinin intiharıyla da birleşerek hasta kendini bir katil olarak deneyimleyecektir. Analitik çalışmada yıkıcılık ve saldırganlık derinlemesine çalışılacak, analitik çerçeve hem analisti hem hastayı süreçten sağ çıkaran koruyucu bir özellik kazanacaktır.
Öznelliklerarası Psikanaliz

Öznelliklerarası Psikanaliz Yaklaşımı

Öznelliklerarası Psikanaliz Yaklaşımı Öznelliklerarası Psikanaliz Yaklaşımı, psikanaliz, yaklaşım, kadıköy terapi, anadolu yakası psikolog, anadolu yakası psikolojik danışman, kadıköy psikolog, taksim psikolog, istanbul en iyi psikolog, anadolu yakası psikiyatrist Öznelliklerarası Psikanaliz Yaklaşımı Psikolog Cansu Paçacı Öznelliklerarası...
Toplumsal Travma: Holokostun Gölgesinde Gece ve Sis------

Toplumsal Travma: Holokostun Gölgesinde / Gece ve Sis

‘Kaybedilmiş Sınırlar’ ‘’...hiç yara almadan / aynadan geçemezsin geçemezsin aynadan / hiç yara almadan...’’                                    Yıldırım Türker Katolik bir eczacının oğlu olan Resnais 1922 yılında Fransa’nın batısında Vannes’da dünyaya gelir. Savaş yıllarında 1943’te Vichy Hükümeti döneminde açılan Sinema Yüksek Enstitüsü’nde (L’Institut des Hautes Études Cinématographiques) eğitim görür. Resnais, ülkesinin Alman işgali altındaki dönemini yansıtan kısa filmi ‘Guernica’da (1950) Pablo Picasso’nun faşizm karşıtı efsanevi tablosu ‘Guernica’nın ön taslaklarının görüntülerine yer verir.
Film Analizi Zelig Mockumentary

Film Analizi Zelig Mockumentary

Kısaca bu şekilde özetlenebilecek, 1983 yapımı Woody Allen filmi Zelig, türünün harika bir örneği, bir mockumentary film: yani sahte belgesel. Elbette Zelig adında biri hiç yok ve bu yazılanların hepsi de tamamen bir Woody Allen yaratıcılığı ve kurgusundan ibaret. Mockumentary, hiç olmayan bir olayı, bir kişiyi ya da bir dönemi, tamamen kurmaca mantığıyla fakat teknik olarak belgesel anlayışıyla anlatan bir film türü. Zelig’de türe dair teknik, çok titiz uygulanıyor ve böyle olunca da izleyici “bu adam galiba gerçekten yaşamış” hissine kapılıyor. Hızlandırılmış siyah beyaz resimler, kostümler, gazete küpürleri, basın açıklamaları ve o dönemi anlatan “günümüz” röportajları son derece gerçekçi.
Kadınlığın Uzun ve Dolambaçlı Yolu

Kadınlığın Uzun ve Dolambaçlı Yolu

Kadınlığın Uzun ve Dolambaçlı Yolu Kadınlığın Uzun ve Dolambaçlı Yolu, annelik, Psikanaliz, Psikanalist, Psikanaliz Kitapları, Psikoloji Kitapları, Utanç, eşcinsellik, Korku Psikolojisi Yenme, Psikoloji Kitap Önerisi, Psikanaliz Kitapları, kadınlık, Dora Vakası Türkiye’de Psikanaliz Yazarları...

Yeni Yazılar