TAKSİM Şube 
 MODA / Kadıköy Şube  Tel: 0 (212) 245 11 46 
Psikoloji Psikanaliz ve Film Analizi ve Değerlendirmesi

Psikoloji Psikanaliz ve Film Analizi ve Değerlendirmesi

0
Filmler, psikanalitik okumada bir ‘rüya’ gibi değerlendirilebilir. Filmler de, rüyalar gibi, bilinçdışı arzuların, bastırılmış olanın başka bir şekilde ifade bulmasıyla, sembolleştirmeyle, yer değiştirmeyle, zaman ve mekanda çarpıtmalarla ortaya çıkmasıdır.
Öznelliklerarası Psikanaliz

Öznelliklerarası Psikanaliz Yaklaşımı

1
Öznelliklerarası Psikanaliz Yaklaşımı Öznelliklerarası Psikanaliz Yaklaşımı, psikanaliz, yaklaşım, kadıköy terapi, anadolu yakası psikolog, anadolu yakası psikolojik danışman, kadıköy psikolog, taksim psikolog, istanbul en iyi psikolog, anadolu yakası psikiyatrist Öznelliklerarası Psikanaliz Yaklaşımı Psikolog Cansu Paçacı Öznelliklerarası...

Çocukluğun Gamsızlığı Nerede?

12
Çocuklar en çok ihtiyaç duydukları şeyden, çocukluğun gamsızlığından mahrum edilerek yetiştirildiklerinde karşımıza kendisi gibi olamayan, özüne yabancılamış yetişkinler çıkıyor. Bu nasıl oluyor derseniz bakmamız gereken yer, ebeveynler olarak, kendi çocukluğumuz oluyor elbette.
Aptallık Saflık Naiflik ve Psikolojik Kökenleri

Aptallık Saflık Naiflik ve Psikolojik Kökenleri

1
Freud, aptallığı utanca karşı bir savunma olarak düşünür.  Özellikle çocuksu saflığı veya naifliği en iyi betimleyen histeri, bu konu açısından merkezi bir yer işgal eder çünkü bu ruhsal durumda,  aptallığın ruhsal bir savunma olarak kullanıldığı bir hastalıktan muzdarip bir kişi mevcuttur. Saflık, bu kişilik örgütlenmesinde bastırmayla ve inkarla kendini gösterir. Histerikler, bilinç veya bilinçdışı düzeyde ortaya çıkan ve kendilerini rahatsız eden ruhsal kişisel çatışmalarını ve içsel hakikatlerini ruhsal ve bilişsel olarak kavramamak adına, kendi  davranışsal, bilişsel ve duygusal yetenek ve kapasitelerini bastırırlar veya kelimenin gerçek anlamıyla adeta kendilerini aptallaştırırlar.
Psikanaliz ve Psikanalitik Denemeler-

Psikanaliz ve Psikanalitik Denemeler

0
Kitap için seçilmiş ilk yazı, Victor Hugo’nun kızı Adele hakkındadır. Soyadının filmin adında bulunmayışı, yani soyadının eksikliği, babanın adının ve babanın eksikliğidir. Babanın arayışı ile başlayan denemeler kitabı, ikinci denemesinde “önce meme vardı” diyerek psikanalitik teorinin en başına ve insanın tarihinin de en başına giderek bebek ile memeyi buluşturur. Tema anneye döner: “İlk yaslanılan anne memesidir, üzerinde ilk uyunan yastık anne memesidir.” Bu deneme yas, yaslanma ve aşk nesnesi hakkındadır. “İnsan ağızdan başlar” diyerek psikanalist Fédida’ya gönderme yapar.
İstemli Yalan ile Sahtelik arasındaki Surrealist Survivor ve Sinema Cambazı: Federico Fellini

İstemli Yalan ile Sahtelik arasındaki Surrealist Survivor ve Sinema Cambazı: Federico Fellini

0
Sınır tanımayan bir gösteri mekanı olarak ‘sirk yaşantısı’ Fellini sinemasının daha çocukluk döneminden arta kalan düş bakiyesi gibidir. ‘Sirk yaşantı’ sistemin kapalı biçimde geliştirildiği filmlerinde görsel düzeyi Fellini net, şeffaf ve açık bir formda bırakmıştır. Bu anlamda da görsel bir şölen olarak ‘Sirk gösterisinde’; temel anlam dizgelerini oluşturan ikili karşıtlıklar, gösteren/gösterilen ilişkisi ve farklılıklar yerini birbiri içine geçmeye ve Baudrillard’ın fizikten aldığı terimle ifade edilirse içe çökmeye (implosion) bırakmıştır.
Freud'un Teorisinde Ölüm ve Ölümlülük

Freud’un Teorisinde Ölüm ve Ölümlülüğün Yeri

0
Freud, teorisini son haline getirdiğinde, ölüm fikri, ölüm içgüdüsü başlığı altında çok temel bir yere sahip olmuştu. 1920’de, Haz İlkesinin Ötesinde isimli kitabında, mutluluk peşinde koşma ve hayatta kalma içgüdülerinin, psişik dinamikleri açıklamak konusunda eksik kaldığını düşünmüş; dolayısıyla ruhsallığı yönlendiren temel bir unsur olarak, yaşamı destekleyen içgüdülerle beraber, bir ölüm içgüdüsünün de olması gerektiğini öne sürmüştü. Ölüm içgüdüsü, yaşam içgüdüsüyle ilişki (ve çatışma) halinde, insan ruhsallığının bitmek bilmeyen dinamizmini yaratıyordu. Ancak, Freud ölüm ve ölümlülük, ayrıca bu ikisinin insan ruhsallığı etkisi üzerine, 1920’den önce de düşünmüş ve insan psişesini anlamaya ve açıklamaya çalışırken bunlara atıfta bulunmuştu. Freud, 1914’te bilinçdışının zamanın kurallarına tabii olmadığını söylemişti: Herhalde bunu, ölümlülüğün zamanla olan ilişkisiyle bir arada düşünmek mümkündür. [1] Gene, 1914’te, ölme zorunluluğu karşısında narsisizmi zedelenen insanın / egonun[2], çocuk sahibi olmak aracılığıyla ölümsüzlüğü garanti altına almayı çabaladığını iddia etmişti.
Hiçkimsenin Sınırında: Ithaka Yeniden!

Hiçkimsenin Sınırında: Ithaka Yeniden!

0
Bellek, en iyi biçimde tarihin yeniden kurulması değildir. Geçmişte gerçekleştirilen tüm etkinliklerin bilgisi, ancak onların bıraktığı izlerden yola çıkarak edinilebilir. İzlere bakınca bizi götürdüğü yer bir ara bölge; gölge oluyor sanki. Gölgemiz; insan soyuna dair tüm öykülerin başladığı bir yer gibi, boşlukta asılı duran ve sahibinin temasına ihtiyaç duyan muhtaç bir başlangıç hareketi gibi, kanayan ve/veya kabuk bağlayan y-aralarımızın kendimize dair ne varsa bizi sürüklediği bir karanlıktan ışığa ulaşma pratiğidir belki de! 

“ İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama kendi keyiflerine göre, kendi seçtikleri koşullar içinde yapmazlar, doğrudan veri olan ve geçmişten kalan koşullar içinde yaparlar. Bütün ölmüş kuşakların geleneği, büyük bir ağırlıkla, yaşayanların beyinleri üzerine çöker. Ve onlar kendilerini ve şeyleri, bir başka biçime dönüştürmekle, tamamıyla yepyeni bir şey yaratmakla uğraşır göründüklerinde bile, özellikle bu… bunalım çağlarında, korku ile geçmişteki ruhları kafalarında canlandırırlar…”
Psikanalitik Denemeler Türkiye'de Psikanaliz Yazarları-

Psikanalitik Denemeler: Türkiye’de Psikanaliz Yazarları

0
Psikanalist Türkay Demir’in ‘Ruhsallığın Merkezine Seyahat’i ‘psikanalitik denemeler’ olarak adlandırdığı çeşitli denemelerini içermekte. Psikanalitik tarzdaki denemeleri aşk, duygulanım, rüyalar, bilinçdışı, iç ve dış dünya, şüphe, belirsizlik, utanç, suçluluk, düş ve gerçeklik gibi konular hakkında. Kimi denemeleri iki kavramın karşılaştırılması üzerine, ‘utanç temelli toplumlar’ ve ‘suçluluk temelli toplumlar’ gibi, kimi denemeleri ise tek bir durumun detaylı incelemesi, ‘çocuklarda düş görme’ gibi.
Dedemin İnsanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından İncelenmesi

Dedemin insanları Filminin Aile Terapisi Konseptleri Açısından incelenmesi

0
Filmde göç, göçmen olmak, benzerlik, farklılık, ötekilik, ayrılık, kopuş, değişim, bekleyiş, gelenekler, ölüm, kayıp, intihar, yas; Türk topraklarında yabancı olarak karşılanan Türk uyruklu Girit göçmenlerinin deneyimleri üzerinden anlatılmaktadır. Ne orada ne burada olabilen göçmenler yakanın her iki tarafında da kabul görme, kabul görmeme, tutunma, tutunamama arasında gidip gelmektedirler.

Yeni Yazılar