Psikoterapiye Dair

Psikoterapi, Psikoterapist, Psikolog, Uzman doktor, Doktor, Psikolojik sorun, Psikolog, Psikolog Avrupa Yakası, Psikolog Anadolu Yakası, Psikolog Kadıköy

Hepimiz, hayatımız boyunca belirli değerlerden etkilenerek yetiştik ve belirli sıkıntılarla belirli biçimlerde başa çıktık. İçinde bulunduğumuz toplum, zaman ve çevremizde bulunan insanlar bugün olduğumuz kişi olmamızda etkili oldu. Düşünsel, duygusal ve davranışsal boyutta sıkıntı yaratan olaylarla kendi tarzımızda başa çıkmaya çalıştık ve belirli alışkanlıklar edindik, belirli bir tarz geliştirdik.

Psikolojik Sorunlar Yaşamak

Hayatımızın belirli dönemlerinde psikolojik olarak sıkıntı yaratan çeşitli unsurlar bizi zor durumda bırakabilir. Sıkıntılar ya da cevabını aradığımız çeşitli sorular; düşünsel, duygusal ve davranışsal durumumuzu etkileyebilir, dalgalanmalar yaşamamıza neden olabilir. Öte yandan, yıllar boyunca kaygıyla başa çıkmamızı sağlayan bazı tutum, anlayış ve davranışlarımızın bir kısmı artık işe yaramayıp tam tersine sorunların büyümesine sebep olabilir.

Psikoterapiye Dair
Psikoterapiye Dair


Psikoterapi, bu meseleleri konuşmak, bunlar üzerine düşünmek, bunların bize ve ilişkilerimize olan etkisini gözlemlemek, anlamak, yeni yollar üretmek ve bunları deneyimleyemek için bir fırsat olarak düşünülebilir.

Psikolojik Sorunlarla Baş Etmek

Bir çocuk düşünelim; ebeveynleri kavga ettiği zaman bununla başa çıkmak için hayallere dalmayı alışkanlık haline getirmiş olsun. Bu çocuk büyüsün şimdi; üniversiteyi kazanmış ve eğitimi için başka bir şehre yerleşmiş olsun. Yeni bir şehre alışmak, yeni insanlarla tanışmak, yeni bir eğitim sisteminin içinde bulunmak, yeni bir odada yatıp kalkmaya başlamak ve öteden beri kendisine destek olan kişilerden uzakta olmak, bu öğrencinin kaygılarını arttırabilir ve psikolojik sıkıntıların baş göstermesine neden olabilir. Bu öğrenci, sıkıntılarından uzaklaşmak için hayallere dalmaya başlayabilir; bu şekilde kaygılarından uzaklaşabilir. Ancak, hayallere dalma davranışı, öğrencinin gündelik hayatını ve ilişkilerini etkileyebilir ve böylelikle sorunları çözmek yerine daha da büyük sıkıntılara yol açabilir. İyi işleyen bir psikoterapi süreci sayesinde, bu öğrenci kendi sıkıntılarına, arzularına ve başa çıkma biçimlerine yeniden bakıp, onları yeniden inceleyip, mücadele etme becerilerini geliştirebilir ve hayatına yön vermesini kolaylaştırabilir.

Psikoterapist ile Görüşmek

“Peki, bu öğrenci neden arkadaşlarıyla sohbet ederek bunları çözmek yerine, niye bir psikoterapiste gitsin ki”, diye sorabiliriz. Öncelikle belirtmek gerekir ki, psikoterapi dostluğa bir alternatif değildir: Ancak, dostluk da kendi başına bir psikoterapi biçimi değildir. Dostlarımız, farkında olmadan kendi yargılarıyla dinleyebilirler bizi; tamamen iyi niyetlerle bizi kendi doğruları ekseninde yönlendirmeye çalışabilirler. Bizse, farkında olmadan, yargılanmaktan ya da kabul görmemekten çekinerek –ki gayet olağan ve insani bir çekincedir- kendimizi tamamen açmamayı tercih edebiliriz. Dostlar, bizi kayıtsız şartsız kabul etmeye çabalasalar da, bizleri kırmamak için bizim duymak istemeyeceğimiz soruları bize yöneltmeyebilirler. Bize dair geri bildirimlerini, ilişkiyi korumak niyetiyle kendilerine saklayabilirler.

Profesyonel bir Yardım Şekli Olarak Psikoterapi

Psikoterapi sürecinde ise, danışan aklına gelenleri herhangi bir süzgeçten geçirmeden ifade etmesi için cesaretlendirilir. Psikoterapistle danışan arasındaki ilişki profesyoneldir. Yani bu iki kişi, psikoterapi dışında ilişki kurmaz ve günlük hayatta bizi belirli şekillerde davranmaya yönelten kuralların çoğu psikoterapi sürecinde askıya alınır. Dolayısıyla, danışan tamamen özgür bir şekilde davranmak için profesyonel sınırları belli fakat daha geniş bir alana sahip olur. Danışan özgür davrandıkça, ilişki kurma tarzı ve bunların etkilerine dair daha çok şey gözlemlenebilir ve incelenebilir hale gelir. Öte yandan, psikoterapi sürecinde konuşulanlar gizlidir, 3. şahıslarla paylaşılmaz. Danışan söyleyeceklerinin psikoterapi ortamında kalacağını bilerek, günlük hayatta ifade etmekten çekineceği şeyleri paylaşma imkanı bulabilir. Bunlar üzerine düşünme, bunları anlama ve yorumlama fırsatı edinebilir.

 Psikoterapi ne değildir?

Psikoterapi, bir tavsiye bilimi değildir. Psikoterapist, danışanlarına akıl vermez, tavsiyede bulunmaz. Her insan gibi kendi doğruları ve hayat görüşü olsa da; bunları danışana dayatmaz, psikoterapi sürecini bu doğrular ekseninde kurmaz. Öte yandan, danışanın kendini tanımasına, kendi dinamiklerini ve arzularını anlamasına, temas etmediği noktalarını ortaya çıkarmasına destek olarak, karar vermesine dolaylı bir biçimde yardımcı olur.

Psikoterapi doğru hayat tarzının bilgisinin edinildiği bir yer değildir. Psikoterapist yargılamaz. Danışana etnik, cinsel, dini ya da siyasi kimliği nedeniyle farklı davranmaz: Her tür kimliğe eşit uzaklıktadır. Danışanı normal olarak kabul edilen sınırların içine çekmeye çalışmaz. Diğer bir deyişle psikoterapist yaş, cinsel kimlik, etnik köken, dini veya siyasi inanç ekseninde danışanını kendi doğrularına yönlendiremez.

Psikoterapi görüşmeleri bir sohbet ortamı değildir. Çünkü psikoterapideki görüşmelerin bir amacı vardır. Danışanın kendi dinamiklerini daha iyi anlayarak psikolojik sıkıntılarla daha iyi mücadele edebilmesi bu amaçların başında gelir. Dil, psikoterapide en temel araçların başında gelir. Her şey hakkında konuşulabilir olan psikoterapi görüşmesi, aynı zamanda çeşitli sorumluluk ve zorunluluklarla (zaman kısıtlılığı ve mekanın belirli olması, profesyonel ve etik ilkeler) sınırlanmıştır ve belirli bir amaç güder.
Psikoterapist, Psikoterapi, Psikolog, Psikolojik Danışmanlık, Terapist, Psikolojik Destek, Avrupa Yakası Psikolog, Anadolu Yakası Psikolog, Kadıköy Psikolog, Taksim Psikolog

1 YORUM

  1. […] « Önceki / Sonraki » By lunarpsikoterapimerkezi / 22 Kasım 2015 / Genel / Yorum bırakın            Hayatımızın belirli dönemlerinde psikolojik olarak sıkıntı yaratan çeşitli unsurlar bizi zor durumda bırakabilir. Sıkıntılar ya da cevabını aradığımız çeşitli sorular, düşünsel, duygusal ve davranışsal durumumuzu etkileyebilir, dalgalanmalar yaşamamıza neden olabilir. Öte yandan, yıllar boyunca kaygıyla başa çıkmamızı sağlayan bazı tutum, anlayış ve davranışlarımızın bir kısmı artık işe yaramayıp; tam tersine sorunların büyümesine sebep olabilir.               Psikoterapi, bu meseleleri konuşmak, bunlar üzerine düşünmek, bunların bize ve ilişkilerimize olan etkisini gözlemlemek, anlamak, yeni yollar üretmek ve bunları deneyimlemek için bir fırsat olarak düşünülebilir. Daha Fazlası için: Lunar Psikoterapi Web Sitesi – Terapiye Dair […]

Comments are closed.