TAKSİM Şube 
 MODA / Kadıköy Şube  Tel: 0 (212) 245 11 46 

Lunar Psikoterapi Merkezi

tLunar Psikoterapi Merkezi, Psikolog, Evlilik Terapisi, Terapi istanbul Psikoterapi Enstitüsü, terapist, istanbul psikoterapi, istanbul psikoterapi merkezi, istanbul psikoterapistler,terpist, istanbul psikoterapi doktor, psikoterapi istanbul avrupa, psikoterapi istanbul anadolu, psikoterapistler istanbul anadolu yakası, psikoterapist istanbul kadıköypsikoterapist istanbul Taksim, psikiyatri, psikiyatrist, psikiyatr, evlilik terapisi enstitüsü, psikoterapist istanbul anadolu, istanbul psikoterapi enstitüsü, psikoterapi istanbul avrupa, psikoterapi istanbul anadolu, psikoterapist istanbul anadolu, istanbul psikoterapi doktor, evlilik terapisti kadıköy, istanbul lunar psikoterapi, istanbul psikoterapi merkezleri, psikoterapi istanbul, psikoterapi istanbul anadolu, psikoterapi istanbul avrupa, çift terapisi, ilişki danışmanı istanbul kadıköy, psikoterapist istanbul anadolu, psikoterapist tavsiye istanbul, psikoterapi ücretleri istanbul, psikoterapi merkezleri istanbul, Evlilik Terapisi, psychotherapist, couple therapy in istanbul,family therapist, child therapy

Video & Röportaj

Duyurular

Yetişkin & Bireysel Terapi

Evlilik & Aile & Çift Terapisi

Hamilelik Psikolojisi ve Doğum Sonrası POSTPARTUM Psikolojik Sorunlar

Hamilelik Psikolojisi ve Doğum Sonrası POSTPARTUM Psikolojik Sorunlar

Hamilelik, doğum ve doğum sonrası dönemde annenin psikolojik durumu ve değerlendirmesi, annenin ve bebeğin sağlığı için oldukça önemlidir. Kadınlar 18-45 yaşları arasında psikolojik bir rahatsızlık geçirmeye daha eğilimlidirler, bu da çocuk doğurma ve büyütme dönemine denk gelmesi açısından dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Anne olmayı planlayan bir kadının geçmişinde psikolojik rahatsızlık varsa ya da güncel olarak rahatsızlığı devam ediyorsa bir ruh sağlığı uzmanı ile görüşmesi önemlidir.
Boşanma ve Ayrılık ve Psikolojik Etkileri-

Boşanma ve Ayrılık ve Psikolojik Etkileri

Çocuklar ayrılık/boşanma sonrası “suçluluk, korku, geleceği ile ilgili kaygılar, öfke, yalnızlık, ebeveynlerden biri tarafından reddedildiği duygusu, parmak emme, yatağa işeme (Enürezis), anne ve babaya vurma gibi gerileyici davranışlar, uyku ve yeme problemleri, okul sorunları, anne ve babayı tekrar barıştırma arzusu” gibi tepkiler göstrebilmektedir. Bu tepkiler, sorunun türüne göre çocukta altı ay ile bir yıl arasında sürebilir.
Kayıp, Yas ve Aile

Kayıp, Yas ve Aile

Kayıp, yas ve aile üyelerinin buna verdiği tepki çoğu zaman farklı aile içi çatışmalara ve psikolojik sorunlara neden olmaktadır. Bunda kayıbın yakınlık derecesi ve aile üyelerinin yasla başa çıkabilme biçimleriyle bağlantılıdır.

Bizi Takip Edin

4,896BeğenenlerBeğen
1TakipçilerTakip Et
5,063TakipçilerTakip Et
12,537TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone

Resim Galerisi

Çok Okunalar

Öfke Nedir?

Öfke Nedir?

Çocuk & Ergen Terapisi

Psikanaliz

Psikolojik Değerlendirme

Çocukluk Çağı Depresyonu

Yetişkinler gibi çocukların da çeşitli düzeylerde depresif belirtiler sergilediği dönemler vardır. Bu depresif belirtiler süre ve şiddeti bakımından değerlendirildiğinde klinik anlamda depresyon olarak nitelenebilecek karakterde görülebilir. Bu durumda, çocukluk çağı depresyonundan bahsedilir. Bu psikolojik durumun ortaya çıkmasında etkili olan çeşitli etkenler söz konusudur.

Psikolojik Sorunlar

Paranoya ve Paranoid Kişilik

Paranoya kelimesinin kökenini antik Yunan’a dayanmaktadır. Paranoya kelimesi, “para” (ötesinde olmak) ve “nous” (düşünce)’dan oluşmaktadır. Kelimenin anlamsal kökenine bakıldığında paranoyayı, düşüncenin olağan alanının ötesinde olmak olarak açıklanabilir. Klinik bakış açısı ile kelimenin anlamına bakıldığında düşüncenin hastalanması ya da delilik olarak tarif edilmektedir. Kelimenin geçmiş kökenlerine bakıldığında paranoya daha çok hastalıklı, patolojik bir durum olarak görülmesine rağmen günümüzde klinik ve teorik alanda kelimenin kullanımında değişiklikler olmuştur. Kelimenin arkaik anlamı, yıllar boyunca birçok değişikliğe uğramıştır. Özellikle psikodinamik teorinin katkıları birçok yazarın paranoyayı oluşturan diğer dinamiklerin merak edilip araştırılmasına olanak sağlamıştır.

Uykusuzluk ve Uykusuzlukla Başa Çıkma

Uykusuzluğun, özellikle kadınlarda ortaya çıktığı en baskın nokta ise gebelik sonrasıdır. Hemen hemen her yeni doğan bebek, rahimden çıktıktan sonra, dış dünyaya ayak uydurmakta zorlandığı için geceleri sık aralıklarla uyanır. Uyandığı zaman ise ağlar ve annesinin yanına gelmesini ister. Annesi, gebelikten itibaren tanıdığı biri olduğu için, bilmediği o dış ortamdaki anne kokusu, sesi ve dokunuşu bebeği sakinleştirip tekrar uyutur.

En çok Okunanlar